Semazen Akademik sayfalar hakkında düşünceleriniz?
İdare eder, Güzel, Daha güzel olabilir, Çok güzel, Çok Kötü
REKLAM ALANI
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İsmail GÜLEÇ
Defteri dürülmek ne demek?
29 Mart 2009 Pazar

Defteri dürülmek ne demek?

 

Bu dünyadan aldığımızı bu dünyada bırakacağız. Allah'tan aldığımızı ise aldığımız yere götüreceğiz. Bu dünyadan aldığımız bedenimiz. Getirdiğimiz ise rûh-ı İlâhî. Ezelde var idik. Bu dünyada kısa bir süreliğine ete-kemiğe büründük. Eti-kemiği burada bırakacağız ve ebedde tekrar ezeldeki halimizle var olacağız.

Bu dünyada bırakıp gidilecek olan sadece ruhumuza giydirdiğimiz beden elbisesi değil. Malımız, çocuğumuz, şöhretimiz, mevkimiz de bu dünyada kalacaklardan. Temel soru şu: Bu dünyada bırakacağımız şeyler için ömrümüzü tüketmeye değer mi? Tedavülden kalkan parayı kazanmak için gayret göstermeye benziyor biraz bu durum.

Şakîk-i Belhî Hazretleri bir gün bir mezarlığın önünden geçerken “Burada yalancılar yatmaktadır” der. “Hangi sebepten?” diye sorulduğunda, “Onlar hayatta iken malım var, akrabam var, bahçem var, derlerdi. Eğer bütün bunlar onların olsaydı bu kadar mal arasından en azından birini kendileriyle birlikte götürürlerdi.” diye cevap verir. Bir başka büyük veli ise en son yolculuğuna çıkmadan önce “Cenazemi taşırken iki elimi kefenin dışına çıkarsınlar.” der. “Bunun sırrı nedir?” diye sorulunca da “İnsanların gitme vakti geldiğinde ellerin boş olduğunu görmeleri için” diye cevap verir. Peki, bu dünyada mal mülk sahibi olanlar öbür dünyaya mallarını hiç götüremezler mi?

Götürürler efendim. Bir hadis-i şerife göre bir insan ölünce amel defteri kapanır. Yani artık sevap ve günahların yazıldığı defterleri dürülür. Ancak üç amel vardır ki defteri kapanmaz. Bunlardan biri herkesin yararlanacağı bir kitap yazmak veya bir şey icat etmektir. İkincisi; cami, yol, çeşme, hastane, köprü ve benzeri halkın faydalandığı eserler yaptırmaktır. Bu da zenginler için geçerlidir. Yapılan bir hastanede hastalar iyileştiği, okulda öğrenciler okuduğu, çeşmeden geçenler içtiği, köprüden geçildiği sürece hayrat sahibinin amel defteri kapanmaz ve ölmüş olmasına rağmen sevap kazanmaya devam eder. Üçüncüsü ise geriye bırakılan hayırlı evlattır. Geride bırakılan evlat, insanlara faydalı olduğu sürece babasına ve anasına sevap kazandırır. Kendisine iyiliği dokunan herkes ana babasına hayır dua eder. Böylece amel defteri kapanmaz. Evlat ise üç türlüdür. Birincisi hayırlı evlattır. Babasının amel defterini kapattırmaz. İkincisi vasat evlattır. Babasına faydası olmadığı gibi zararı da dokunmaz. Üçüncüsü ise hayırsız evlattır. Öldükten sonra bile babasına zarar verir. İşte, hayatında yukarıda sıralanan işlerden birini yapmayanın amel defteri mahşer günü açılmak üzere kapanır, yani defteri dürülür.

Zamanın birinde bir vezir mallarını çok sevdiği için hayır ve hasenat yaptığını söylüyormuş. Çevresindekiler “Bu nasıl iş, hem sevdiğini söylüyorsun hem de dağıtıyorsun” demişler. Bunun üzerine vezir “Siz malınızı sevmediğiniz için bu dünyada bırakıp gideceksiniz. Ben ise malımı sevdiğim için giderken de yanımda götüreceğim. Bunun için dağıtıyorum.” diye cevap vermiş.

Her yapılan hayırdan öldükten sonra mutlaka yararlanılır mı? İsterseniz bu sorunun cevabını bir menkıbeyle verelim.

Zengin adamın biri ömrünün her senesine bir eser gelecek şekilde hayır yapmış. Bir sene çeşme, öbür sene okul, bir başka sene cami, köprü, yol derken yaşı kadar eser hayretmiş. Artık hem tüm farzları yerine getiren iyi bir kul hem de yaşı kadar hayır sahibi olduğu için kesin cennete gideceğini düşünmeye başlamış. Bir gece rüyasında cehenneme gittiğini görmüş. Nasıl olur da ben cehenneme giderim, diye düşünmeye başlamış. Aradan bir kaç gün geçtikten sonra rüyasında cennete gideceğini görünce sormuş: Nasıl olur da ben daha iki gün öncesine kadar cehenneme giderken bu gün cennete gidiyorum. Bunun sebebi nedir? Melekler de ona cevap vermiş: Sen şimdiye kadar yaptırdığın tüm hayırları kendin için yaptın. Çünkü hepsine felan çeşmesi, felan camii, felan hastanesi dedin, ismini verdin. Ve karşılığını reklamını yaparak ve insanlardan hürmet görerek aldın. Onun bir değeri yoktu. Ama dün ırmakta abdest alırken suya düşmüş bir karıncayı kurtardın. Ve bu hareketini ne bir kimse gördü ne de sen bir kimseye söyledin. Yaptığın hayırla böbürlenmedin. Bu hayır Allah'ın hoşuna gitti ve seni cennetine aldı.

Mevlam, sadece rızasını kazanmak için hayır yapan kullarının sayısını artırsın. Defteri dürülenler arasına girmekten bizleri korusun. Amin.

 

 igulec@sakarya.edu.tr

Bu yazı toplam 4322 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI