Sultan Divani ve Mevlevîlik Sempozyumu
AKÜ tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen “Uluslararası Sultan Divani ve Mevlevîlik Sempozyumu” başladı.

AKÜ Devlet Konservatuarı tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen “Uluslararası Sultan Divani ve Mevlevîlik Sempozyumu” ANS Kampüsü Atatürk Kongre Merkezinde başladı. Vali İrfan Balkanlıoğlu, Sultan Divani'nin Mevlana'nın öğretisi içerisinde en önemli yere sahip kişi olduğunu belirterek, Konya'da Mevlevilik öğretisinin sekteye uğradığı dönemlerde dervişlerin Sultan Divani'nin yolunda devam ettiklerini söyledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından açılış konuşmalarıyla başlayan sempozyum, AKÜ Devlet Konservatuarı tarafından hazırlanan müzik dinletisi ve açılış konferansıyla devam etti. Sempozyumun açılış törenine Vali İrfan Balkanlıoğlu, Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakkı Yazıcı, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürü Metin Yalçın, İl Kültür ve Turizm Müdürü Lokman Derya Solmaz, Afyonkarahisar Müftüsü Mustafa Kaya ve Afyonkarahisar protokolünün temsilcileri ile Konya İl Kültür ve Turizm Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çıpan, Uluslararası Mevlana Vakfı İkinci Başkanı Esin Çelebi Bayru'nun yanı sıra yurt içi ve yurt dışından bilim adamları katıldı.

“Yeni çalışmalar ortaya konulacak”

Sempozyumun açılış konuşmalarını yapan Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve AKÜ Devlet Konservatuarı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Öner Uzun, “Üniversitemiz Devlet Konservatuarı öncülüğünde, 2010 yılında güç koşullarda özveriyle düzenlediğimiz “1. Uluslararası Sultan Dîvânî ve Mevlevîlik Sempozyumu”nun ardından ikincisini gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Sempozyumun amacı, Hz. Mevlânâ'nın yedinci nesil torunlarından olan ve başta Afyonkarahisar Mevlevihanesi olmak üzere, Anadolu'da ve Anadolu dışında birçok Mevlevihane'nin açılmasına ve bu yolla Mevlevîliğin yayılmasına öncülük eden Sultan Dîvânî eksen kabul edilerek, Mevlevilik ile ilgili diğer unsurların da çeşitli konu başlıklarıyla ortaya koyulmasıdır. Bu bağlamda konuyla ilgili yurt içi ve yurt dışından katılan araştırmacılar tarafından yeni çalışmaların ortaya koyulması ise, sempozyumun hedefidir. 1-2 Haziran 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan sempozyum kapsamında 20 bildiri, 5 konferans, 1 fotoğraf sergisi ve 1 dinleti yer alacaktır” dedi. Yrd. Doç. Dr. Uzun, konuşmasının sonunda sempozyumun düzenlenmesine katkıda bulunan tüm kurum ve kuruluşlara, sempozyum katılımcılarına ve emeği geçen herkese teşekkür etti.

“Sanatsal etkinlikler değişime katkı sağlayacak”

AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak ise konuşmasında, “Hz. Mevlâna'nın 7. nesil torunlarından Sultan Divani anısına ilki 2010 yılında çağrılı olarak gerçekleştirilen sempozyum, bu yıl katılımlı olarak düzenlenmiştir. Sempozyumumuza davetimizi kabul edip, bugün aramızda olan Sayın Ömer Tuğrul İnançer, Sayın Cemalnur Sargut, Sayın Feza Tansuğ, Sayın Esin Çelebi Bayru ve Sayın Nur Artıran'a şahsım ve üniversitem adına teşekkür ediyorum” dedi. Prof. Dr. Solak, “Üniversitemiz Afyonkarahisar'ın somut olan ve olmayan kültürel miraslarının korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması yolundaki çalışmalarına devam edecektir. Bilimsel ve sanatsal etkinliklerin Afyonkarahisar'ın değişim ve dönüşümüne katkı sağlayacağına inanıyor ve bu amaçla çalışmalarımızı gayretle sürdürüyoruz. Gerek bu sempozyumda gerekse birlikte çalıştığımız birçok projede desteklerini bizlerden esirgemeyen Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza, ATSO Başkanı ve yönetimi ile diğer sponsorlarımıza teşekkür ediyorum. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen Düzenleme Kurulu, Bilim ve Danışma Kurulu üyelerini tebrik eder, sempozyumun verimli geçmesini temenni ederim” şeklinde konuştu.

“Mevleviliği Afyonkarahisar dervişleri canlandırdı”

Vali İrfan Balkanlıoğlu ise, Afyonkarahisar'ın birçok özelliğinin yanı sıra manevi anlamda da derinliği olan bir şehir olduğunu ifade ettiği konuşmasında, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde, Afyonkarahisar'a gelenin kalp gözünün açılacağını belirttiğini söyledi. Balkanlıoğlu, Sultan Divani'nin Mevlana'nın öğretisi içerisinde en önemli yere sahip kişi olduğunu belirterek, Konya'da Mevlevilik öğretisinin sekteye uğradığı dönemlerde dervişlerin Sultan Divani'nin yolunda devam ettiklerini, 1950′li yıllardaki uygulamayla birlikte Konya'da Mevlevi törenleri yapılmak istendiğini ancak bu töreni yapacak insanların kalmadığını ve Afyonkarahisar'dan giden dervişlerin Mevleviliği yeniden canlandırdığını söyledi.

“Mevlevilerin olduğu her yer Mevlevihane'dir”

Sempozyumun açılış programı, AKÜ Devlet Konservatuarı tarafından sunulan müzik dinletisinin ardından Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz ve AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak başta olmak üzere il protokol üyeleri tarafından sempozyuma katkı sağlayan kurum ve kuruluşların temsilcileri ile Sempozyum Danışma ve Bilim Kurulu Üyelerine birer plaket takdim edilmesiyle devam etti. Ardından sempozyumun açılış konferansını veren Ömer Tuğrul İnançer konuşmasında, sempozyumun konu başlıklarını oluşturan “Sultan Divani ve Afyonkarahisar'da Mevlevilik”, “Mevlevilik ve Toplum İlişkisi”, “Mevlevilikte Kadın”, Popüler Kültür ve Sema İlişkisi”, “Mevlevilik ve Mistisizm”, “Kültür, Sanat ve Musikide Mevlevilik” ile ilgili kısa bilgiler verdi. İnançer, “Mevlevihane, her ne kadar bina içerisinde anılsa da mevlevilerin olduğu her yer mevlevihanedir. Mevlevihaneler, binalarla değil, adamlarla büyür. Mevlana'yı sadece Konya'ya, Sultan Divani'yi de Afyonkarahisar'a hapsetmeye çalışmamalıdır. Cihan, gönül kadar geniş değildir. Bu gönül adamları, bir memlekete sığmazlar. Ancak gönüllere sığarlar” dedi. İnançer, mevlevilik ve toplum ilişkisi ile ilgili olarak da “Toplumumuza yön veren, yükselten ve ilerleten bütün önderlerin birer tasavvuf terbiyesinden geçmiş oldukları, tarihi bir gerçektir” şeklinde konuştu.

“Tasavvuf, lazım olduğu zaman kullanılan bir müsessese değildir”

İnançer konuşmasında, tasavvufun popüler bir konu olmadığını, popülistliğe alet edilmesine izin verilmemesi gerektiğinin altını çizerek, mevlevi tatlısı, mevlana şekeri gibi ifadelerin popülist bir yaklaşımda olduğunu ifade etti. Önemli bir din kurumu olan tasavvufun toplum ilişkisinin esasını oluşturduğunu dile getiren İnançer, “Tasavvuf, lazım olduğu zaman kullanılan bir müsessese değildir. Bu, benim kanaatim değildir. Bunlar objektif, bilimsel gerçeklerdir” diye konuştu. İnançer, mevlevilikte kadın konusuyla ilgili olarak, tasavvufta kadın-erkek gibi cinsiyet ayrımının olmadığını ve insanların insan oldukları için sevildiğini ve toplum olarak da bu anlaşıyışı benimsememiz gerektiğini vurguladı.

Sempozyumun öğleden sonraki programı kapsamında Türk Kadınları Derneği Başkanı, araştırmacı-yazar Cemalnur Sargut tarafından verilen “Mevlevilikte Aşk Anlayışı” konulu konferansın ardından başkanlığını Konya İl Kültür ve Turizm Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çıpan'ın yaptığı “Sultan Divani ve Afyonkarahisar'da Mevlevilik” ve Yrd. Doç. Dr. Nuri Şemşikler'in başkanlık ettiği “Mevlevilik ve Kadın” konulu oturumlar gerçekleştirildi.

 

http://akademik.semazen.net/ sitesinden 23.07.2019 tarihinde yazdırılmıştır.